<$BlogI
Foto Kaynak:http://open-flux.blogspot.com/
Evet Racon Bozuldu…Hasret Birsel
Yani diğer adı ile Türkiye bir iç savaşa doğru sürükleniyor. Şimdi ne olacak? Açılım masalı ile kandırdığınız Kürtlere nasıl bir cevap vermeyi düşünüyorsunuz?
Top yekun bütün okları Emine Ayna`nın üzerine doğrultup, “gerginliği tırmandırıyor” diye, hop oturup hop kalkanların gözleri aydın. DTP kapatıldı.
Suriye, ile bu ara epey sıkı fıkısınız, oraya bir haber salın kına yollasınlar ve uygun yerlerinize bolca kına yakın…
Günah keçisi Emine Ayna, Günahkar ise DTP…
Buyurun cenaze namazını hep birlikte kılalım…
“İmam yargıç yüksek sesle DTP`yi nasıl bilirdiniz” diye, sorduğunda siz hep bir ağızdan “kötü bilirdik teröristti” diye ünleyin. Bizlerse, İyi bilirdik, Kürtlerin Türkiye meclisine girmiş ve Kürt halkının sesi olmak için çabalamış, fakat sesi Türkler tarafından boğulmaya çalışılmış, bir partidir diye bağıralım.
Yargıç imam, “DTP`yi nasıl bilirdiniz” dediğinde siz gür sesinizle “teröristi” diye yırtının. Bizlerse DTP`nin lideri Ahmet Türkün, devletin derini, görünen ve görünmeyen yüzü, tarafından açıkça katledilen kuyularda taş diplerinde, karakol bahçelerinde, hatta ve hatta bir itirafçının itirafı ile ifade ettiği genelev kurulan bazı alanların dehlizlerinde yatan`, on yedibin faili meçhul olarak bilinen ama faillerinin adresini aramaya gerek kalmayan, Kürt cesetlerini unutmaya yaşanan bu kadar acıya ve dökülen bu kadar kana rağmen “kendi adıma hepsini unutmaya hazırım yeter ki barış olsun” dediğini anımsatıp… İyi bilirdik DTP`yi diyelim…
“Ey rabbim diyorum halkımız onurlu bir barışa kavuşsun ve tanrıdan şunu diliyorum ikinci gün benim canımı alsın diyorum”
Sözlerinin de DTP`nin lideri Ahmet Türk`e, ait olduğunu hatırlatalım…
DTP kapatıldı…
Barış adına kesilen raconlar, yapılan pazarlıklar, insanlarda yaratılan umutlar bir sabun köpüğü gibi sönüp gitti.
Yargıçlar racon bitmiştir, savaşa devam startını verdi….
Kürtlerde Kürtçe anlatıldığında, çok daha anlamlı ve çok daha anlaşılır olan bir misali yazmak istiyorum.
Henüz ergen olmuş ve ormanın içinde kendinden emin adımlarla yürüyen aslanın yanına yüzünde bin bir gülücükle kurnaz tilki yaklaşır. “Merhaba yeğenim nasılsın” der.
Aslan şaşkın , “Tilki ben nerden senin yeğenin oluyorum, ben aslanım sense tilki, gözlerinde sorun var senin git bir tilkiye yeğen de.” Cevabını verip yürüyüşünü sürdürür. Tilki iki adımda aslana yetişir “Ah sevgili yeğenim sen ormanlar kralının oğlu aslansın bunu bilmez miyim, buna rağmen sen benim yeğenimsin, çünkü baban ve ben çok iyi iki dosttuk. Ben ne desem baban sözümden çıkmazdı, onunla çok eskilere dayanan hukukumuz var. Seni görünce duygulandım, babanı hatırladım. Bırak da birlikte ormanda yürüyelim, amcan sana her konuda destek olur.” Der. Aslan sevgi ile gülümseyen tilkiye “Babamın dostu benimde dostumdur, bundan sonra en kadim dostum, biricik amcamsın” diye söz verir. Ormanı sohbet ederek turlarken ıssız bir yere gelirler. Tilki, “yeğenim biliyor musun ben bazen babanı sırtına biner, ağırlığımı taşıyıp taşıyamadığını ölçerdim. Senin de sırtına bineyim`, bakalım baban kadar güçlü müsün.” der. Aslan eğilir, tilki sırtına biner “Hey maşallah, çok güçlüsün güçlü olmasına yeğenim, senin pençelerinin de güçlü olup, olmadığını sınamamız lazım. Babana da bunu çok sık yapardım, hele ön iki ayağını uzat bağlayalım. Bakalım, bağladığım ipi koparabilecek misin? “ Baba dostu tilkiye güvenen aslan ön iki ayağını uzatır, tilki ayaklarını birleştirip sımsıkı bağlar. İki adım uzaklaşıp ormanlar kıralı aslan, az sonra seni afiyetle mideme indireceğim, hele bekle beş on dakika, yavrularımı da alıp geleceğim.” Der, şaşkın olan aslan, “Ya tilki amca, beni nasıl yersin kocaman aslanım ben aç ayaklarımı” diye söylediyse de tilki yavrularını almak için oradan uzaklaşır. Aslanın yerde yatan halini görüp içi acıyan fare, aslanın bütün gücünü kullanarak, kükreyip yeri göğü inleterek koparamadığı ipi kemirip aslanı kurtarır. “Tilkiye esir düştüğüm, fareye çırak durduğum bir yerde yaşamak bana haram olsun” diyen, aslan ise yönünü dağlara çevirip ormanı terk eder…
DTP ve Kürtlerin durumunu çok iyi özetleyen bir misal bu.
Şimdi sineyi millete dönen DTP ve yönünü dağlara çevirecek olan Kürt çocuklarına kimsenin bir şey deme hakkı kalmadı.
Daha bu sabah itibarı ile, Kürtlerin bağımsızlık isteme ve Türklerden kopuşa gitmeyi talep etmek dışında hiçbir seçeneğinin kalmadığını söylemeye başlayan bir çok Kürt hararetle tartışmaya başladı.
Yani diğer adı ile Türkiye bir iç savaşa doğru sürükleniyor.
Şimdi ne olacak?
Açılım masalı ile kandırdığınız Kürtlere nasıl bir cevap vermeyi düşünüyorsunuz?
Açılım masalına inanıp, Kürtleri de bu masala inandırmaya çalışanlar vicdanları ile baş başa kaldıklarında kendi yüzlerine nasıl bakacaklar.
Öyle bir sistem ki asla ve asla Kürdün varlığını kabul etmiyor.
Dört bir yandan, Kürt ve Türk “aydınlarının” barış olacak nidalarının bombardımanına tutulduğumuz için, inanmasak ta içimizde cılız bir umut büyütmeye çalışmadık dersek yalan olur.
En acı olanı nedir biliyor musunuz aldatılmak…
Bundan daha acı olanı ve insanı param parça edeni ise, gözü dönmüş, eline geçirdiği ilk şeyle Türkiye`nin dört bir yanına dağılmış olan Kürtleri linç etmeye, oralardan sürmeye ve öldürmeye sevdalı bir güruhun hazırda beklediğini bilmek.
Evet racon bozuldu…
Bu kışta, kıyamette bütün Kürtler sokaklara döküldü ve dökülmeye devam edecek. Çocuk cesetleri, kan, barut, tank, panzer görüntüleri ekranların aracılığı ile salonlarınıza düştüğünde her biriniz bilin ki : bunda büyük katkınız var. Şu andan itibaren yaşanan her acının ve düşünmek dahi istemiyorum ölümle sonuçlanan her olayın sanığısınız…
Evet racon bozuldu…
Şimdi 17 santim küçülen hücre yüzünden deme utanmazlığını gösterirseniz, Emine Ayna`nın( Emine Ayna`nın ve Hatip Dicle`nin kimi söylemlerini ben de bazen kızgınlıkla karşıladım) sözlerine bağlarsanız olacakları… Size sadece yuh ! derim kocaman bir yuh!
Evet racon bozuldu…
Çünkü tarih tekerrür etti`, Türkler bir kez daha Kürtlerin varlığını inkar etti.
Suriye kınasını yakacak olan Kürtler de var. Onlar kendilerini iyi biliyor, tez elden kınayı en uygun yerlerine yakıp, barış masalı ile avuttukları çocukların kırılan umutları ve kayıp olan güvenlerinin hayal kırıklığı ile dağların yolunu nasıl tuttuğunu ve ölümün Kürtler için kadere nasıl dönüştüğünü, kalmışsa birazcık vicdanları onu sızlatarak izlesinler…
Evet racon bozuldu…
Kaynak : http://www.beybun.com/index.asp
Etiketler: Evet Racon Bozuldu…