<$BlogI
civrak : Civrak'li Dr. Sait (Sivan) Kirmizitoprak
Yıl 1938.. Dersimde yapılan katliamda adı Sait olan 3 yaşında bir çocuk ailesinden 54 kişinin katliamdan geçirildiği sırada kurtulur, kim bilir belki katledilen aile fertlerinin cesetleri altında kalarak kurtuldu, bekli de annesi dokuz ay karnında taşıdığı bir cevher gibi taşıdı, kurşunlara karşı sakladı koynunda tek bir mermi değmesin diye, belki de bir taşın altına, bir meşe ağacının kovuğunda sakladı ,kurtulsun bulamasınlar diye, nasıl oldu, nasıl kurtuldu bilinmiyor. Ama bu çocuk yıllar sonra kendisinden söz edilecek ve bir doneme damgasını vuracak insan olacaktı, hem de yaşadığı katliamı hiç unutmadan .
Yıllar sonra kendisinin kaleme aldığı Kürt Milli Hareketleri ve Irakta Kürdistan İhtilali adli kitabında kendisininde kurtulduğu Dersim katliamını Dersim Milli Direnme Hareketi” başlıklı bölümde sanki kendisini anlatır gibi şöyle yazacaktı, “Liderlerinin birer birer ortadan kaldırılmalarından sonra, Dersim Mukavemet Kuvvetleri (özellikle Batı Dersimde ) tamamen başsız kalmışlardı.1938 baharında hükümet Kuvvetleri (özellikle Batı Dersim'de) 1938"Bütün silahların teslim edecek olan asilerin afedileceğini!" ilan etti. Bu çağrı üzerine Hükümet Kuvvetlerine teslim olan ve silahlarını veren Karabal, Ferhad, Pilvank, Şex Memcdan ve Karacaseyitleri hemen tamamen imha edildiler. Arkasından Mazgirt Kureyşan Aşireti mensuplarıyla, Yusufan, Baxtiyar Kürtlerinin de çoğunluğu kadın, çocuk, emzikli, gebe, ihtiyar farkı gözetilmeksizin, kitleler halinde, çoğu defa da süngülenmek suretiyle yok edildiler.
Yazın sonlarına doğru Nazimiye'nin Hormekan, Kureyşan, Alan ve Mazgird'in bir kısım Bamasuran mensupları da aynı şekilde zehirli gaz bombaları, süngüler ve cesetlere dökülerek ateşlenen petrol yangınlarıyla yok edildiler.Dünya tarihinin şahit olduğu en korkunç, en tüyler ürpertici bir jenosid hareketi idi bu. Bir kavim, bir millet sırf boyun eğmediği ve sırf köleliği, asimilasyonu reddettiği için, kendi ecdatlarının, kendi öz anayurdunun bağrında
petrolle, gaz bombalarıyla, kurşunlarla, süngü darbeleriyle küme küme, grup grup yok ediliyordu...”
Evet Ciwarik’li Dr.Sait Kırmızıtoprak.1935 yılında Dersim’in Nazimiye ilçesi Ciwarik köyünde doğar. Sait Kırmızıtoprak ilk okulu köyü Ciwarikte bitirir. Okulunda çok başarılı çalışkan bir çocuk olan Sait Kırmızıtoprak ilk okulu okuduğu dönem de bile Nazimiye de adından en çok söz edilen çocuktur. Orta okula Dersim merkezde başlayan Sait Kırmızıtoprak kazandığı yatılı okulla orta ve liseyi Balıkesirde bitirir. Liseden sonra girdiği İzmir Tıp Fakültesinden bir yıl sonra kaydını İstanbul Tıp fakültesine aldırır. Gittiği her yerde dikkatleri üstüne çeken Sait Kırmızıtoprak fakülte yıllarında bu özelliği daha çok görülmeye başlar.Dr. Sait Kırmızıtoprak artık devrimci düşüncelerle tanışmış ve Kürt gençleri arasında öncülüğü ön plana çıkmıştır. 17 Aralık 1959 yılında 4. sınıf öğrencisiyken “Kürt-Komünist operasyonunda (49 lar Davası) tutuklanır “27 Mayıs 1960 Darbesi”nden sonra tutuklu bulunduğu Harbiye Cezaevinden Ankara Soğukkuyu Askeri Cezaevine gönderilir, tutuklandıktan birbuçuk yıl sonra tahliye edilir.
Okuduğu tıp fakültesini 1962 yılın da bitirir ,çeşitli sol dergilerde yazılar yazmaya baslar Sait Kırmızıtoprak “Doğulu Gençler Barış Dünyasına Cevap Veriyor” yazısından sonra “YÖN” Dergisinin devamlı yazarları arasında yer alır. O artık doktor olduğu gibi bir devrimci, bir komünist, bir yazardır da.Felsefesini sosyalizmin Enternasyonalist ilkesi üzerine kuran Dr. Sait O dönemde bile bugün Kürtlerin ısrarla savundukları birlikte barış ve kardeşlik içinde yaşamanın savunucularından biridir.Irkçılığa karşı net bir duruş sergileyerek ırkçılığa karşıtlığını şu cümlelerle ifade etmiştir.
“İnsanların beraberliğini kan ve ırk üzerine bina etmeye çalışanlar, sosyal kanunların doğal gelişimi karşısında ezilmişlerdir” bu gün çok sıcak bir biçimde gündemi meşgul eden Kürt sorununu Dr Sait ileri görüşlülüğü ile o dönemde bile dile getirmiştir.Sorunun Kürtlerin olduğu kadar Türklerin Türkiye’nin sorunu olduğunu da ifade ederek Türkiye devrimcilerini göreve çağırıyordu. Dr. Sait Kürt Halkının öne çıkan devrimci önderlerinden biriydi artık. Bu konuda Hüseyin Akar Dr Sait kırmıztoprağı şöyle ifade ediyor. Dr. Şivan, Marksizm-Leninizm’e inanır. Bu nedenle ülkesindeki anti-sömürgeci ulusal-demokratik devrimin özelliği gereği, sömürgeci ve bir avuç işbirlikçi dışında tüm ulusun, tüm sınıfın ve tabakaların kalkılmasını savunur. Ezilen sınıfların harekete damgaları için özen gösterir. Kürt elit kesiminin temsilcisi olarak değil, halkçı temelde mücadele geliştirmeye çalışır. Dr. Sait daha sonra DDKD öncülüğünde düzenlenen doğu mitinglerinde ve 68 gençlik eylemlerinde bir Kürt devrimcisi olarak aktif görev alacaktı. Dr Sait Kürtlerin ve Kürdistan’ın her parçasının ayrı mücadele etmesinden ziyade bir bütün olarak mücadelesine sıcak bakar ve bunun içinde somut adımlar atar, bir dizi çalışma içine girer. 1968 yılından itibaren bir parti kurma çalışmasına baslar ve bunun için kürt aydınları ile görüşmeler yapar kendisi Kürtçenin kırmancki (dımılki) lehçesini konuştuğu halde kurmaciyi de öğrenir.O dönem Türkiye’de Kürt sorununu gündeme getirmek ve onunla ilgili küçük bir adım bile atmak ölüm gömleğini giymek demektir. Aynı dönemde T- KDP Genel başkanı Faik Bucak da Urfa’da MİT mensubu oldukları belirlenen kişilerce öldürülür. Aynı tehlike Dr Sait ve diğer kürt aydınları içinde geçerlidir. Sait Kırmızıtoprak 1969 da Güney Kürdistan’a geçer burada Molla Mustafa Barzani tarafından Zaxo bölgesinde kendilerine bir kamp verilir.
Molla Mustafa Barzani Dr Sait’in solcu komünist olduğunu öğrenince rahatsız olur. Tabı sadece bu özeliğinden dolayı değil rahtsızlığı Dr. Saiti öncü bir kişilik özeliği, zeki teorisin pratiğe geçiren halkın özgüvenine inana bir insandır. İ şte Molla Mustafa Barzani’yi bu özelikleri de rahtsız etmistir Dr Sait mesleğini burada halkın hizmetine sunar politik duruşu hırslı ve başarı gösteren yetenekleri ile kısa bir dönemde halkın sempatisini toplar O artık halkın Şıvanıdır, Dr Şıvan’dır. 1969 yılında arkadaşları ile birlikte kendisinin genel sekreter olduğu Tde-KDP yi kurar, çok hızlı ve kısa bir dönemde gelişim gösteren Tde-KDP basta Kürtlerin yaşadığı ülkeler olmak üzere , ilkel milliyetçiler ve ABD de rahatsızlık gösterir . Böylece kütlerin özelde de Dersimlilerin tarihinde çıkmış aydın ,devrimci ,yazar, politikacı, Dr Şıvan ve partisi bu güçlerin hedefidir. Başını ABD nin çektiği İran, Türkiye, ABD ve Barzani’nin 10 Nisan 1970 ler de imza altına aldıkları “ Komünist Harekete Karşı Ortak Anlaşması ile Dr şıvan ve partisine karsı çalışma başlar ve Molla Mustafa Barzani ve KDP nin aktif rol aldığı Dr Sait ve iki arkadaşının (Hikmet Buluttekin- Çeko, Hasan Yıkılmış- Brusk) katledildiği Komplo, KDP gizli istihbarat şefi İdris Barzani eli ile pratiğe geçer. Bir komplo sonucu Sait Elçi Derveşe Sado aracılığıyla oyuna getirilerek öldürülür ve olay Dr şıvanın üstüne yıkılır. Dr şıvan ve iki arkadaşı Çeko, Brusk 26/11/ 1971’de kursuna dizilerek katledilir.Böylece İran ,Türkiye, ABD ve Barzani eliyle anlaşmanın ilk somut pratiği gerceklestirilir.
Dersimlilerin tarihine geçmiş belki de Dersimlilerin ilk devrimcisi aydını yazarı olan Dr Sait Kırmızıtoprağı anlatmak böyle kısa bir yazı ile mümkün değildir bu konuda belki de en iyi anlatan sayın Hüseyin Akardır .Bu yazıyı hazırlarken de onun yazılarından faydalandım. Şunu özelikle belirtmek isterim; bu gün Dersim adına hareket eden bir çok çevre kendi yayın ve sitelerinde Dersimle ilgisi olmayan bir çok insanı kendisine ilklerimiz öncülerimiz diye seçerken Dr Sait Kırmızıtoprak’tan hiç söz etmez ona ilişkin tek bir resim bile bulunmaz. Devrimci önderlerimiz diye yayın ve sitelerine koydukları insanların uzaktan yakından Dersimle alakası yokken kendi bağrından çıkmış bu devrimci insanı kendisine önder olarak görmez. Buda Dersim adını ağızlarından düşürmeyen insanların ve çevrelerin ayıbıdır. Bugün geçte olsa görevimiz Dr. Sait Kırmızıtoprağı Dersime kendi toprağına geri getirmektir, bu konuda kendisine aydınım devrimciyim demokratım diyen her Kürt insana görev düşmektedir. Özelde de Dersimsilerin görevidir. KDP ye düşen görev ise Dr Sait ve arkadaşlarını öldürdükten sonra nereye gömüldüklerini açıklamalarıdır. Ne acı bir durumdur daha çocuk yaşta ilken bir katliamdan kurtulan Dr Şıvan, bu katliamdan 33 üç yıl sonra kendisiyle aynı davayı güdüğünü iddia edenler eliyle katledilir. Bu olay Kürtlerin tarihine yazılmış bir kara lekedir.
Düzgün Tosun
Dersim gazetesi
Etiketler: Civrak'li Dr. Sait (Sivan) Kirmizitoprak